Bir Sayfa Seçin

Kendini Tanıma

Kendini Tanıma & Başkasını Anlama & İlişkileri Geliştirme

Özenmek & Gıpta etmek & İmrenmek & Kıskanmak & Haset & Açgözlülük

Prof. Dr. Erol Özmen

Sahip olmak istediği bir şeye bir başkasının sahip olduğunu görmek, insanda çok değişik duygular yaratır. İnsan bazen özenir, bazen kıskanır. Bazı insanlar ise karşıdakinin de sahip olmaması için elinden geleni yapar. Bu tür durumlarda yaşanan duygular arasında özenmek, gıpta etmek, imrenmek, kıskanmak ve haset etmek vardır.

Sahip olmak istediği bir şeye, başkasının sahip olduğunu gördüğünde ona sahip olma isteği kadar karşıdakinin sahip olmasının istenip istenmediği de yaşanan duyguları etkiler.

Anne ve babalar tarafından adeta kendilerinin bir parçası gibi görülen çocuklar bir şeyler başardığında ya da aldığında anne-babalar sevinir ve mutlu olurlar (belki de onlardan daha çok). Özenmek-gıpta etmek-imrenmek de birisinin sahip olduğuna sahip olma isteği vardır fakat o sahip olduğu için kendini mutlu hissetme yoktur. Fakat günlük yaşamda çok istediği bir şeye başkasının sahip olduğunu gören birçok insanın rahatsız edici duygular yaşadığı gözlenir. Özellikle kişi kendisinin de hak ettiğini ya da esas olarak kendisinin hak ettiğini düşünüyorsa ve kendisiyle karşılaştırdığı kişi rakibi ya da rakip olarak gördüğü bir kişi ise yaşanan duygular iyice katlanılmaz bir hal almaktadır.

Özenmek-gıpta etmek-imrenmek bir şeye sahip olma isteği ile sınırlı iken, kıskanmak ve haset istenilene sahip olana düşmancıl duygular beslenmesine neden olur. Özenmek-gıpta etmek-imrenmek daha çok özdeşleşme ile ilişkili iken, kıskanmak ve haset etmek ise rekabet/yok etme/öfke/nefret ile ilişkilidir. Özenmek, gıpta etmek, imrenmek çoğu zaman yalnız onun gibi olma isteği ile sınırlı iken, kıskanmak ve haset ise aynı zamanda rekabet ve/veya yıkıcılık da içerir.

‘Onda olan aynı zamanda benimdir de’ ifadesi özdeşleşme, ‘bende onun gibi olsam, onda olan bende de olsa’ imrenme-özenme-gıpta etme, ‘bende de olsun, hatta bende daha iyisi olsun ki onu geçeyim’ kıskanma ve ‘bende yok onda da olmasın’ haset etmeyi göstermektedir.

Kıskanmak ve haset etmek, toplum tarafından olumsuz bir durum olarak kabul edildiğinden varlığı çoğu zaman inkâr edilir. Oysa derecesi değişse de kişinin tutum ve davranışlarına etkisi büyük farklılıklar gösterse de bu iki duygu herkes tarafından yaşanabilen duygulardır. Özellikle kıskanmak insanoğlunun en çok yaşadığı duygulardan birisidir. İnsanın en yakınındakileri (kardeşi, annesi, babası, akrabaları) bile kıskanması az görülen bir durum değildir. Çocukluk yıllarında kardeşler arasında rekabetten kaynaklanan kıskançlık duygularını yaşamayan yoktur. Kardeşler anne babanın kendisini daha çok sevmesi için adeta yarışırlar.

Kıskançlık ile haset etmenin birbirinden ayırt edilmesi çok önemlidir. Çünkü kıskançlık yapıcı sonuçlar da yaratabilen bir duygu iken haset her zaman yıkıcı nitelikler taşır. Haset, istenen şeyin kendisine değil de ona haz verdiği inancı nedeniyle öfkeyi de içerir. Bu öfke, istenen şeyi sahibinden almaya ya da bozmaya ve onu değersizleştirmeye yönlendirir. Haset eden kişi başkalarının başarısını kıskanmakla kalmaz başkasının başarısını değersizleştirmeye ve küçümsemeye de çalışır. Haset eden kişi başkalarında gözlediği doyum ve hoşnutluk görüntülerinden rahatsız olur. Haset eden kişi ‘sahip olamadığını, olabilecekken olamadığını’, ‘istediklerini verebilecek birisi varken, verilebilecekken vermediği’ gibi duyguları yaşar.

Yukarıda tanımlananlardan biraz farklı nitelikler taşıyan ve her gördüğüne sahip olmak isteyen bazı kişilerin yaşadıkları ise açgözlülüktür. Açgözlülük, her gördüğüne sahip olma isteğidir ve doyurulması olanaksız bir istektir. Kişinin gereksiniminin olup olmaması ya da istenenin karşıdakinin verebileceğinin ötesinde olup olmadığı düşünülmeden istemeyi ifade eder.

“Kimler kimlere özenir?”, “kimler kimleri kıskanır?”, “kimler kimlere haset duyar?” sorularına yanıt bulmak pek kolay olmasa da, (bir başarıyı örnek olarak alarak) çok genel olarak bazı şeyler söylenebilir:
• Kendisinin bir parçası olarak düşünülen (“ha ben, ha o”) bir kişinin başarısı mutluluk yaratır.
• Sevilen, onun gibi olunmak istenen bir kişinin başarısı özenme, imrenme ve gıpta etme duyguları yaratır.
• Rakip olarak görülen kişilerin başarısı kıskanma ve haset duyguları yaratır.
• Özgüveni, özsaygısı ve özsevgisi yüksek kişiler daha az kıskançlık ve haset yaşar.

İlginizi Çekebilecek Yazılar ve Bağlantılar